Netflix’in suç gerilim dizisi ‘ The Madness ‘, bazılarına tartışmalı ve radikal gelen fikirleri konusunda açık sözlü olmasıyla bilinen Muncie Daniels adlı bir medya yorumcusunun hikayesini konu alıyor . Kitabı üzerinde çalışmak niyetiyle Poconos’taki bir kulübede bir hafta sonu geçirir. Ancak daha sonra hayatının gidişatını tamamen değiştirecek bir şeye tanık olur. Polisleri arayıp yan taraftaki kulübede yaşayan adamın öldürüldüğünü bildirir ancak dava tersine döner ve tüm şüpheler ona yönelir. Muncie adını temize çıkarmaya çalıştıkça, kendini çok güçlü insanların ve çok tehlikeli örgütlerin dahil olduğu bir komplo kuyusunda daha da derinlere batmış bulur. ÖNDE SPOILER VAR
“The Madness” Sonu Nasıl Bitti?
Netflix’in suç-gerilim dizisi The Madness, son derece karmaşık bir olay örgüsüne ve sürprizlerle dolu bir sona sahiptir. İşte finalde yaşanan önemli olayların bir özeti:
Mark Simon’ı Kim Öldürdü?
Mark Simon, Forge adlı neo-Nazi grubunun önemli bir üyesi olan “Brother 14” olarak biliniyordu. Ancak öldürülmesinin arkasındaki gerçek, örgütle veya bireysel düşmanlıklarla sınırlı değildi. Onu öldüren kişi, Julia Jayne’in görevlendirdiği Don Sloss Jr.’dı. Cinayetin asıl emrini ise Revitalize şirketinin milyarderi Rodney Kraintz verdi.
Mark, Revitalize’ın karanlık planlarını ve kendi insanlarını bile harcadığını öğrendiğinde şirketle bağlarını koparmak ve onları ifşa etmek istedi. Ancak bu, Rodney ve ekibi için kabul edilemezdi. Mark’ı ortadan kaldırarak hem sırlarını korumayı hem de suçu başka birine, yani Muncie Daniels’a atmayı planladılar.
Muncie Nasıl Masumiyetini Kanıtladı?

Muncie, suçsuz olduğunu kanıtlamak için cesur bir mücadele verdi. Revitalize’ın karanlık sırlarını sakladığı USB bellek ve Julia Jayne’in dizüstü bilgisayarındaki kanıtlar sayesinde, Muncie’nin suçsuzluğu ortaya çıktı. Bu kanıtlar, Mark Simon’ın ve diğer bazı masum insanların ölümlerinden Revitalize’ın sorumlu olduğunu açıkça gösterdi.
Sonunda, FBI ve gazeteciler sayesinde Muncie’nin masumiyeti anlaşıldı ve adı temize çıkarıldı. Ancak, Revitalize’ın başındaki Rodney Kraintz gibi güçlü figürlerin hemen cezalandırılması kolay olmadı.
Rodney Kraintz’i Kim Öldürdü?
Rodney Kraintz, sistemin gücü sayesinde adaletten kurtulmayı başardı. Ancak intikam peşinde olan Forge üyeleri, özellikle Bobby Woods, Rodney’i hedef aldı. Rodney’in ölümüne giden süreç şöyle gelişti:
- Lucie, Rodney’in yerini Forge’a bildirdi.
- Bobby Woods, Rodney’i koruyan adamları etkisiz hale getirdi ve ardından onu kurşunlayarak öldürdü.
Bu cinayet, Mark Simon’ın intikamının alındığını sembolize etti, ancak Revitalize’ın karanlık planlarının tamamen sona erdiği anlamına gelmiyordu.
Muncie ve Elena Tekrar Bir Araya Geldi mi?
Muncie, ailesini ihmal ettiği gerçeğini fark etti ve hem karısı Elena’yı hem de oğlu Demetrius’u yeniden kazanmaya çalıştı. Elena, travmatik olaylardan sonra Muncie’ye mesafe koymaya karar verse de, dizinin sonunda çiftin yeniden barıştığını ve ilişkilerini düzeltmeye başladığını görüyoruz.
Siyah Arabada Kim Vardı?
Muncie, CNN’de verdiği röportajda, başından geçen her şeyi açıkça anlatmayı tercih etti. Ancak, bu kararının ardından siyah bir arabanın onu takip ettiğini fark ettik. Bu, Revitalize gibi güçlü şirketlerin hala Muncie’yi susturmak için tehdit oluşturabileceğini gösteriyordu. Arabanın içindeki kişiler açıkça belirtilmese de, finalde gerilim unsuru olarak kullanıldı.
Forge ve Revitalize’a Ne Oldu?
- Forge: FBI baskınlarıyla örgütün birçok üyesi tutuklandı, ancak Bobby Woods kaçmayı başardı.
- Revitalize: Şirketin birçok karanlık sırrı açığa çıktı. Ancak Rodney’nin ölümüyle birlikte şirket tamamen yok olmadı. Onun yerine geçecek kişiler olması, tehlikenin tamamen bitmediğini gösteriyor.